Cem T.- Bursaspor-Galatasaray Mac Analizi
Bursa’da heyecan fırtınası
Türkiye Kupası’nın rekortmen takımı Galatasaray müzesine 15.kupayı götürmek amacıyla başladığı maratonun ilk maçında Bursa Atatürk Stadyumunda Bursaspor ile karşılaştı. Maç genelinde sarı-kırmızılılar adına beklenen futbolun sahaya yansıtılabildiğini söylemek güç. Hatta Bursaspor adına 90+1’de Herve Tum ile gelen gol olmasa ve karşılaşma sarı-kırmızılıların galibiyetiyle sonuçlansa futbolun olmayan adaletinden dem vurmak inanın abes olmazdı. Maçın henüz üçüncü dakikasında Bursaspor kalecisi Vega’nın hatası Mehmet Topal’ın akıl dolu vuruşuyla birleşince Galatasaray karşılaşmada 1–0 öne geçti. Gelen bu golle skor üstünlüğünü ele geçiren sarı-kırmızılılar, rakiplerinin beraberlik golünü bulduğu 84.dakikaya kadar yani tamı tamına 81 dakika rakip kaleyi unuttular, maçın seyredenleri de uyuttular.
2–2 biten karşılaşma sonrası maça etki eden en önemli faktör Bursaspor Teknik Direktörü Samet Aybaba olarak öne çıktı. Tecrübeli teknik adam maçı çevirebilmek adına tüm riskleri aldı ve bu yönüyle ligimizdeki pek çok çalıştırıcıya da fark attı. Maça Cihan ve Mustafa Sarp’tan oluşan çift ön liberolu 4–2–3–1 dizilişiyle başlayan yeşil-beyazlılarda kalede Vega, defansta İsmail Güldüren, Ömer, Egemen ve Serkan forma şansı bulan isimlerdi. İleride tek santrfor olarak oyuna başlayan Tum’a destek solda Volkan, sağda Veli ortada ise Sercan tarafından veriliyor, rakip atakları ise az önce bahsettiğimiz Cihan-Mustafa ikilisi karşılıyordu. Bu dizilişte yeşil-beyazlılar adına öne çıkan takımı ofansif yönde taşıyan üç oyuncunun Galatasaray orta sahasıyla olan fizik mücadeleye katkılarıydı ki, ilk yarı boyunca Bursaspor bu üç oyuncudan orta sahasına pek fazla yardım getiremedi. Bunun sonucunda oyunda skor üstünlüğünü ele geçiren Galatasaray ilk yarının kalan dakikalarını rölantide oynamasına rağmen Bursaspor sarı-kırmızılılar üzerinde baskı kurmakta zorlandı. Feldkamp’ın talebeleri maçta 4–3–1–2 sistemini benimsediler ve kalede Orkun, defansta Uğur, Bouzid, Servet, Hakan Balta; orta sahada Hasan Şaş, Mehmet Topal, Barış ve ilerideki Hakan Şükür-Ümit Karan ikilisinin arkasında Arda şeklinde sahaya yayıldılar. Alman Teknik Direktör bu taktik dizilişi sarı-kırmızılılara ligimizdeki takımlardan biraz farklı bir biçimde uygulatıyor. Defansın önünde savunma güvenliğini sağlayan ön libero sabit biçimde yerini korurken, kalan üç oyuncu gezerek oynuyorlar. Bu anlayışın avantajı topun olduğu yerde çok adamla bulunmak ve rakibe oyun kurma fırsatı tanımamak olarak kendini gösterirken diğer yandan zaman zaman kanatlarda savunma zafiyeti yaratması ise bir dezavantaj olarak göze çarpıyor. Nitekim Samet Aybaba’nın ikinci yarıdaki hamleleri oyunu kanatlara yaymak yönünde olunca Bursaspor-Galatasaray karşılaşmasının ikinci yarısı bu dezavantajın su yüzüne çıktığı bir 45 dakika seyrettik. İlk yarıda özellikle Sercan’ın hareketli oyunu ile Galatasaray defansının dengesini bozmayı ve bu sayede Tum’un sprinter özelliğini kullanmaya çalışan yeşil-beyazlılar Galatasaray’ın golden sonra oyunu geride kabul etmesiyle kalabalık bir defansla karşılaştılar ve planlarında başarıya ulaşamadılar. Bu dakikalarda Galatasaray cephesinde ise Hakan Şükür-Ümit Karan’dan çok Serkan Çalık-Nonda gibi kontratağa yatkın bir ikiliye ihtiyaç vardı.
İkinci yarı başlarken Bursaspor Teknik Direktörü Samet Aybaba’nın Cihan’ın yerine topla oyuna çıkma özelliği bulunan Sumulikoski’yi, Veli’nin yerine ise Bekir Ozan’ı sahaya sürdüğünü gördük. Orta sahada mücadeleci üç oyuncuyu kullanan Aybaba bu sayede dönen topları toplamayı ve rakibine baskı kurmayı amaçladı. Her iki kanat bekini de hücuma çıkaran Bursaspor mümkün olduğunca kanat organizasyonları deneyerek Bouzid-Servet ikilisini hataya zorladı. Nitekim bu yarıda sağ ve sol kanattan birçok atak geliştiren yeşil-beyazlılar, 84’te ani gelişen bir akında kanattan tola içeri giren Volkan’ın vuruşunda beraberliği buldular. Bu gol aynı zamanda Galatasaray adına da “uyanış” anlamına geliyordu. Golden hemen 3 dakika sonra hakem Zafer Önder İpek’in bence doğru bir yorumuyla ceza sahası içinde bir çift vuruş kullanan Galatasaray, Mehmet Güven’in ayağından tekrar galibiyete ulaştıysa da bu skoru ancak 3 dakika koruyabildi. 90+1’de Pancu’nun kullandığı duran top Tum’um kafasından ağlarla buluştu ve maçın skorunu ilan etti.
Bu beraberliğin Galatasaray için hedeften uzaklaşma gibi bir etkisi elbette ki yok ancak sarı-kırmızılılar kadrodaki eksik oyuncularla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmak zorundalar. Lincoln ve Linderoth gibi çok önemli iki oyuncunun yokluğu, Ayhan’ın uzun süren sakatlığı Galatasaray’ı menfi yönde etkiliyor. Uzun süreli lig ve kupa yarışında eksikler gözetilerek takımın takviyeye ihtiyaç duyup duymadığının saptanması için zaman bu zaman. Ara transfer dönemi geçildikten sonra yapılacak tespitler camiada kimseye fayda vermez.


Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın