“Yeter Artık Hıncal Uluç!”

Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Esat Yılmaer, Anadolu Ajansı muhabiri Cihan Yıldırım ile Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım arasında yaşanan tartışmada sessiz kaldığını ileri süren Hıncal Uluç’a yanıt verdi.

Yeter artık Hıncal Uluç!

8 Aralık Salı günkü Sabah ve Fotomaç gazetelerinde, Hıncal Uluç tarafından, şahsımı ve genel başkanı olmaktan onur duyduğum Türkiye Spor Yazarları Derneğini hedef alan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım’ı kınama görevinden kaçındığımı ileri süren, bu yapılmadığı için tepki gösteren görüş yayınlandı.

Elbette ki ister TSYD üyesi olsun ister olmasın spor gazetecisi arkadaşlarımızın buna benzer konulardaki eleştiri haklarına saygılıyız. Ancak Uluç’un eleştiri sınırları içinde kalmaya pek razı olmadığı, düpedüz saldırıda bulunmayı seçtiği bilinmeyen bir durum değildir.

Ayrıca, Hıncal Uluç’un birine saldırması için ortada herhangi bir neden bulunması gerekmiyor. Uluç, bu gibi durumlarda kendi gerekçesini uydurmayı da iyi biliyor. Bu da kendisini yeterince tanıyanlarca çok açık olarak bilinen bir başka durumdur.

Aslında Uluç’un bütün bunları niçin yaptığı da bizzat kendisi tarafından ortaya konulmuştur. Birkaç yıl önce Sabah gazetesinin Pazar ekinde kendisiyle yapılmış bir röportajda, ‘Ben gazete patronu olsam önce kendimi işe alırdım. Çünkü bu memlekette tek başına benim kadar gürültü-patırtı çıkarma becerisine sahip ikinci bir adam yok’ anlamında sözler etmişti.

Bizim kutsal bir görev olarak kabul ettiğimiz gazeteciliği ve spor yazarlığını ‘gürültü-patırtı çıkarmak’ olarak algılayan biriyle ilgili ne söylenebilir, pek kestiremiyorum. Herhalde ‘yanıt vermeye değmez’ yaklaşımı en doğrusuydu. Ben de öyle yaptım. Bugüne kadar yazıp söylediklerine aldırış etmedim.

Ayrıca ilerlemiş yaşına, meslek büyüğümüz oluşuna da her zaman saygı gösterdim. Fakat ne yazık ki en azından bunların karşılığı olması gereken olgunluğu Uluç’tan hiç göremedim. Çoğu kez TSYD ailesi içinde halledilmesi gereken konularda bile kamuoyu önünde gürültü-patırtı çıkarmayı yeğledi.

Aslında bütün bunları yapmakta mazur da sayılabilirdi, çünkü başka türlü yaşayamıyordu…